İNCELEME

Yayın Tarihi: 1 Nis 2012 | Konuk Yazarlar

0

KİTAP ÖNERİLERİ

Bu sayımızdan itibaren hazırlayacağımız bu sabit köşemizde her ay sizlere iki veya üç adet kitap tanıtmaya çalışacağız. Bu ayki kitap önerileri konuk yazarımız Esra Öz’den.

“Aşk ve Beyin”, Dr. Bülent Madi

Beynin bilinmeyen ve konuşulmayan pek çok konusu hakkında bilgi edinmek isterseniz zevkle okunacak bir kitap.

Nöroloji uzmanı Dr. Bülent Madi tarafından yazılan “Aşk ve Beyin” kitabında nöroloji ve psikoloji bir arada işlenirken, konuyla ilgili şiirler de yer alıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde “nasıl aşık olunur?”, “aşk çeşitleri” gibi konular yer alıyor. İkinci bölümde aşkın nörofizyolojisi hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Üçünci bölümde ise aşkın devam ettirilebilir bir duygu olup olmaması üzerinde duruluyor.

Kitapta oldukça enteresan bilgilere rastlayabiliyoruz; mesela aşk acısının artık fMR ile görüntülenebilmesi gibi. Madi’ye göre ilerleyen yıllarda insanlar aşklarını fMRI ile ispat edebilecekler, ancak günümüzde hala bakışların doğruluğuna güvenmek zorundayız. Madi sadece olan biteni anlatmıyor ve  “İlişkide çok gurur yapan biriyle birlikteyseniz o ilişkinin sonu yakındır çünkü her ilişkide fedakarlık yapmak ve gerektiğinde gururu çiğnemen gerekir.” gibi nasihatlar da veriyor.

Kitapta değinilen önemli konulardan biri de, aşkta kişilik tiplerinin etkisi. Madi “İçedönük, agresif, duygu bozukluğu olan narsistler için aşk hemen hemen imkansızdır. İlişkilerini saygı ile sürdürmekte zorlanırlar. Duygularını devam ettirmek onlar için güçtür. Dışadönükler daha kolay aşık olurlar ve aşklarını coşkulu bir şekilde yaşarlar. Eğer iki kişi de dışadönükse ilişkileri sorunsuz ilerleyebilir. Ancak eşlerden bir dışadönük, diğeri içedönük kişiliğe sahipse ilişkiyi sürdürmek güçleşebilir.” şeklinde genel tespitlerde de bulunabiliyor.

Beynin bilinmeyen ve konuşulmayan pek çok konusu hakkında bilgi edinmek isterseniz zevkle okunacak bir kitap.

“Kalbinle Düşün Aklınla Hisset”, Prof. Dr. Yankı Yazgan

Prof. Dr. Yankı Yazgan tarafından yazılan “Kalbinle Düşün Aklınla Hisset” adlı kitapta dikkat çekici konular yer alıyor.

Yazgan, beyni CEO olarak tanımlarken, “sağ beyin sol beyin efsanesi” başlığı altında, “Sol yarımküre özellikle iletişime ilişkin işlevlerde özelleşmişken; sağ yarımküre uzaysal ve emosyonel işlevlerde özelleşmiş durumda. Beyindeki kimyasal iletici maddelerden serotonin daha çok (sağ elini kulananalarda) sağ yarımkürede bulunduğu ve emosyonel işlevlerle ilgili olması nedeniyle bu durumun açıklanabileceği düşünülüyor. Ancak serotonin etki gösterme biçiminin, bulunduğu yerlerdeki miktarının azalış ve artışının her iki yarımkürenin ortak işlevi olduğu da aynı kesinlikte.” gibi açıklamalara yer vererek inanılan pek çok şeyin aslının farklı olduğuna dikkat çekiyor.

Yazgan'a göre herkesin yaptığını yapmamak, "hayır" demek, cesaret işidir, hatta acı vericidir.

“Hayır” demenin nörofizyolojik mekanizması da gerçekten ilgi çekici şekilde anlatılmış. Yazgan’a göre herkesin yaptığını yapmamak, “hayır” demek, cesaret işidir, hatta acı vericidir. Yazgan, kitabında karar mekanizmalarının beyinsel temelini inceleyen bir beyin görüntüleme çalışmasında  deneysel olarak herkesten farklı bir sözü dile getiren kişinin beynindeki aktifliğin çok daha fazla olduğunun tespit edildiğini söylüyor.

Kitap hakkında son olarak ağrı ile ilgili bir çalışmayı paylaşmak istiyorum: “Ağrının kontrolüne ilişkin bu deneyde, insanların ağrı algılarının yapısını anlamak maksadıyla ağrı verici bir madde enjeksiyonu çok yavaş yapılıyor. Birkaç dakika sonra enjekte edilen ağrı verici maddeye ağrı dindirici bir madde karıştırıldığı söyleniyor. Ama sadece söyleniyor. Ağrı kesici filan eklendiği yok, sadece basit bir tuzlu su çözeltisi ekleniyor. Ağrı kesici haberini almakla birlikte ağrısı dinen ya da azalan “çoğunluk”un o andaki beyin faaliyetini saptayan görüntülere bakıldığında, endorfin adı verilen vücudun kendi ağrı kesicilerinin salgısının arttığı apaçık gözleniyor. Ağrının dinmesini beklemek beynin ağrı dindiricilerini salgılatmaya yetebiliyor. Buna isterseniz kendi kendini kandırma deyin (tıpta plasebo etki deniyor) ama sonuçta ağrı diniyor.”

[box type=”shadow”] Konuk Yazar Hakkında

Esra Öz / Blog / Twitter

Biyolog Esra Öz, çeşitli mecralarda yazmakta ve profesyonel gazetecilik yapmaktadır. Sağlık basınında uzman editörlük yapan Esra Öz, spikerlik ve fotoğrafçılıkla da ilgilenmektedir.

[/box]

Etiketler: , , , ,


Yazar

Açık Bilim Çevrimiçi Dergisi'ne konuk yazar olarak katkıda bulunmak ve destek vermek isteyebilirsiniz.






Yorum yapın (Facebook, Twitter gibi hesaplarınız geçerlidir.)

Back to Top ↑
  • Patreon’dayız

  • Bizi Takip Edin

  • iTunes Bağlantısı

  • Reklam Alanı

  • Destekçiler

  • E-POSTA LİSTESİ

    Yeni bir yayınımız yayımlandığında e-posta yoluyla haberdar olmak için adresinizi bu alana girin.

    Diğer 99.811 aboneye katılın

  • Hızlı Takvim

    Nisan 2012
    P S Ç P C C P
    « Mar   May »
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    30