Author

About the Author
birisi...

KOKLA BENİ

Sesinde nergis kokusu duyduğuma, ve yavrusunu son kez koklayamadan kaybetmiş tüm annelere 2 Ocak 1993 Paris, Salpetriere hastanesi Yatakta zapzayıf  bir adam, her tarafından tüplerle çeşitli ekipmanlara ve tüplere bağlanmış. Hastane odasının soğuk florasan ışığı zaten solgun olan yüzünü daha da soldurmuş. Siyahlar içinde bir kadın, bir hastabakıcı ve ölüm. -Il est mort. je suis…

EMİNİM KEYİF ALIYORSUNUZDUR BAY FEYNMAN

“Hiçbir şey bilmeden doğdum ve bunu değiştirebilmek için çok az bir zamanım oldu” R. Feynman  1925 Mayıs, New York. Bir baba ile oğul Britannica Ansiklopedisini incelemektedir beraber –       Bakalım bu neymiş? Tyrannosaurus Rex, bu bir dinazormuş, –       Ne kadar büyük !! –       Evet, bakalım ne yazıyor yanında. Bu türler 7 metre boyundadır ve kafası 1,5…

NE İYİ ŞEYDİR KÖR OLMAK

“Gerçek aşk bir yanılsama değil de nedir? Sevdiğimizi, gerçekten olduğu gibi görebilseydik yeryüzünde aşk diye bir şey varolmazdı.”  Jean Jacques Rousseau 16 Mart 2001 Küçük, sessiz bir oda. Yatakta hasta yatan küçücük kalmış bir kadın, yanında kızı. Kızı annesinin ellerini eline almış,annesinin gümüş yüzüğüne bakıp gülümsüyor. Annesinin aşık olduğu erkeğin imzası var o yüzükte. Yatağın…

YAZIYOZ BİZ YAAAA

Bir editör ağlıyor, gözleri yaşlı 3 Eylül 2013 – Arkadaşlar geçen ayki sayımız çok güzeldi, okunma rakamlarımız gayet iyi gidiyor. Böyle giderse size söz verdiğimiz gibi maaş + prim uygulamasına geçebiliriz ama şimdilik gönüllülük esasından devam edeceğiz. Sevgili yazarlar, yeni sayı için konularınızı bildirmenizi rica ederim. Ellerinize sağlık şimdiden, sevgilerimle :) 12 Eylül 2013 – Arkadaşlar,…

YIK DUVARLARI ÇOCUK!!

12 Haziran 2013 – İstanbul Koşarken soluk soluğa kalmıştı. köşeyi dönüp de sokağı boş görünce rahatladı. Biraz olsun dinlenebilirdi; kaldırım boyu giden duvarın dibine çöktü ve gözünü kapadı. Havada keskin bir sülfür kokusu vardı, adrenalin ile gerilmiş bedenini rahatlatmaya çalışırken kulağına patlama sesleri geldi. Gözünü açıp seslerin geldiği yöne baktığında gecenin karasını kızıllanmış olarak gördü….

AĞZIMIZIN TADI

Dünyanın en iyi aşçılarına, annelere… Küçükken evde annemin pişirdiği en güzel yemeklerden biri mantı idi. Evimizin mutfağına nazaran oldukça büyük, yuvarlak bir ahşap yemek masamız vardı ve mantı hazırlarken bu masa olduğu gibi boşaltılırdı annem tarafından. Sonra unu tepeleme ortaya koyar, yumurtalarını kırar ve su ile karıştırarak mantı hamurunu yoğurmaya başlardı. İyice yoğurduktan sonra hamurları…

İLK AŞK: DONDURMA

” Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama, İkincisinde daha çok hata yapardım, Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye, Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine…” J.L.Borges Hikmet Kurter “Dondurmam” adlı biyografik öyküsünde çocukken dondurma satıcısı olmaya heveslendiğini anlatır. Dondurma satmak karlı iştir, bir koyup üç alacaktır hem, istediğinde de “sermaye”den yiyebilecektir sıcak yaz günü. Babası oğlunun ısrarlarına…

ÇİKOLATA: TANRILARIN YİYECEĞİ

Gusto rehberim, sevgili Ahmet Gürsoy ağabeyim’e… Kakaosu – Çikolata 1500′lerin başı, Aztek İmparatorluğu -Meksika Orta Amerika bölgesini İspanyol kolonisi yapan komutan Hernan Cortez’in subaylarından Bernal Diaz del Castillo, Aztek imparatoru Montezuma ile aynı sofradaydı. Masada çeşit çeşit meyveler, Castillo’nun Kıta Avrupasında görmediği zenginlikteydi. Ama onun ilgisini asıl çeken imparatora altın kupada sunulan içecekti. Hizmetkarlar sürekli…

BİNLERCE ÖPÜCÜKTEN TATLI: KAHVE

Kahveciye kız vermezler Belirsiz bir zaman… Urfa… – Selamın aleyküm ağam – Ve aleyküm es’selâm. Hoşgelmişsen, geç buyur otur.  – Hoşbulduk, hoşbulduk. – Hele kahve içelim. Çıraaaaak, biz kahve kaynat hadi – Yahu, nedir senin bu kahve düşkünlüğün be ağam? Ne zaman misafirin olsa kahve kaynattırırsın; maşallah gelenin gidenin de eksik değildir sen de tüm gün…

FİZİĞİN ÇALIŞKAN İSMİ: BİLGE DEMİRKÖZ -2-

ODTÜ fizik departmanında koridor başında bir oda, odanın kapısında bir seminer duyurusu: “Evrenimiz 14 milyar yaşında”. Odanın sahibi aynı zamanda semineri verecek olan isim Bilge Demirköz. Odası kendisi gibi sade ve sıcak. Bilge Hoca yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü ile karşılıyor beni. Türkiye’de fizik denince akla gelen ilk isimlerden Bilge Demirköz ile fiziğe nasıl başladığını,…

FİZİĞİN ÇALIŞKAN İSMİ: BİLGE DEMİRKÖZ

ODTÜ fizik departmanında koridor başında bir oda, odanın kapısında bir seminer duyurusu: “Evrenimiz 14 milyar yaşında”. Odanın sahibi aynı zamanda semineri verecek olan isim Bilge Demirköz. Odası kendisi gibi sade ve sıcak. Bilge Hoca yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü ile karşılıyor beni. Türkiye’de fizik denince akla gelen ilk isimlerden Bilge Demirköz ile fiziğe nasıl başladığını,…

AŞIĞIN ŞARABI, SOHBETİN DEMİ: ÇAY

Ağustos 1938, Rize. Rize’nin Garal dağının tepesinde  Rize ziraat bahçesi vardır. Bahçenin girişinde bir adam, henüz daha o gün gelmiş Rize’ye ve hemen koşmuş “hoca”sının yanına. Ziraat bahçesinin girişi mandalina ağacı doludur, ağaçların hemen ilerisi ise deneme amacı ile dikilmiş çay bitkileri ile doludur. O kadar yeşildir,o kadar bereketlidir ki bahçe; Hüseyin Cahit Yalçın hatıratında…

GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARINDIR

“Bana oy lazım, çok oy!” Mayıs 2012, Reşadiye – Tokat Berber Murat’ın dükkanından içeri giren İsa öğretmen heyecanlıydı. Koltuğa oturduğu an anlatmaya başlamıştı onu heyecanlandıran şeyi. Berber Murat gülümseyerek dinlerken hocayı bir anda durdu, şakırdattığı makaslarını bir an susturdu ve İsa hoca’ya sordu: – Ya hocam, bu kadar faydalı bir şeyse elbette yardımcı oluruz. Ne…

AŞK BU, N’ETSEN TOPARLAYAMAZSIN

Önsöz – Beni neden seviyorsun? – Çünkü […] – Saçma, sevmenin sebebi mi olur? – Neden olmasın?   I. Karşılaşma “ Büyük salonun kapıya yakın bir duvarının önünde birdenbire durdum. O anki hislerimi, bilhassa aradan bu kadar sene geçtikten sonra ,anlatmama imkan yok.”Yalnız orada, kürk mantolu bir kadın portresinin önünde, mıhlanmış gibi durduğumu hatırlıyorum. Bunu…

SUFLE KABARTMAK BİR BİLİMDİR

Ankara’daki öğrencilik yıllarımda arkadaşlarımla en keyif aldığımız şeylerden biri de  Göksu lokantasına gitmekti. Topluca siparişlerin verildiği zaman garson kibarca uyarırdı bizi: “Sufle yiyecekseniz şimdiden sipariş vermeniz gerek, yemeğin sonuna ancak yetişir“. Lokantanın suflesi çok ünlüydü, mutlaka ısmarlardık. Yemeğin sonunda gelen tabağın içinde çikoltalı sufle, krem şanti ve pudra olurdu. Üstü kıtır kıtır sufleyi kaşıkladığımda altındaki…

YUMURTA PİŞİRMEK BİR BİLİMDİR

Kadınlar eşlerinden, erkek arkadaşlarından veya erkek tanıdıklarından mutfak konusunda hep şikayet etmişler ve bunu “benimki/bizimki yumurta bile kıramaz” diye dile getirmişlerdir. Ben ne zaman bunu duysam şaşırırım, “yumurta kırmak ve yumurta pişirmek kolay mıdır ki erkeklerden bunu yapamadıklarından dolayı şikayet ederler” diye düşünürüm. Oysa yumurta bir mutfaktaki en önemli malzemedir: en temel sosların ana maddesi,…

BABA, IŞIK HIZINI GEÇSENE!

Yıl 5156, Alpha Centauri yıldız sistemine doğru yol alan Atılgan 2 uzay gemisinin içindeyiz. Kaptan Ahmet yardımcısı Mehmet’e dönüp sesleniyor: – Ateşleyiciler hazır mı? – Ateşlemeye hazırız komutanım. – Radyasyon kalkanları devrede mi? – Devrede komutanım – Güzeeel, o zaman ışık hızına çıkalım! Ateeeş – Çıkamayız komutanım – Neden yaaaaa? Tam yardımcı komutan Mehmet cevap verecekti…

KEK KABARTMAK BİR BİLİMDİR

Rahmetli Arman Kırım ve Tuğrul Şavkay ustalarımın anısına… Kek inşa eden Hemşinliler Polonya’nın Suwalki kentinde bir pastane, sene 1898. Pastane önünde bembeyaz önlükleri ve şapkaları ile aşçılar poz veriyor. Pastanenin vitrinini göremeyiz ama kapının iki yanındaki tabelaların üzerindeki kek ve pastalar iştah açıcı, belli ki ustalar işinin ehli. Pastanenin adı,  “Pıekernia i Cukıernia Konstantinopolska” dır…

KİM BUNLAR? (VE BİR DERGİ NASIL ÇIKAR?)

Sevgili okuyucular, Bildiğiniz üzere Açık Bilim Dergisi bu ay 1. yaşını doldurdu. Dergimize gösterdiğiniz ilgi ve verdiğiniz destek için çok teşekkür ederiz. Bu yazımızda bize en çok yöneltilen sorulardan biri olan “kimsiniz kardeşim siz?” sorusunu cevaplamaya ve ilaveten bir derginin nasıl çıktığını anlatmaya çalışacağız. KONUNUN BELİRLENMESİ Öncelikle her ay başında dergi yazarları dergiye o ay…

AÇIK BİLİM’DE KESİŞEN YOLLAR

Bütün Açık Bilim yazarlarına… Daha Nice Yıllara, doğumgünümüz kutlu olsun! Doğum Günün Kutlu Olsun Soğuk bir sonbahar günü idi, gökyüzünde parıldayan güneşe rağmen. Gözlüklü, kırmızı yanaklı ve herkesin ilk olarak “çok bilgili” diye bahsettiği çocuk sınıfa girdi ve  sırasına oturduktan sonra çantasından hediye kağıdı ile paketlenmiş bir paket çıkarıp önündeki çocuğa uzattı. Şaşıran arkadaşı daha…