Deneme

BİYOLOJİ

Kültürler ve insanlar: Bir insan yaratmak

Kültürler ve genler çoğu zaman etiksel ve ahlaki bağlamda da kesişiyor. Bu yazıda insan embriyolarında genetik değişiklikler yapmanın, yani bir anlamda biyolojik olarak yeni bir insan yaratmanın etik boyutlarından bahsetmek istiyorum. Bu konu tahmin ederseniz oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumda ve bütün argümanları burada özetlemenin bir imkanı yok. Onun yerine size önce bu konunun neden…

Rejeneratif biyoloji ve tıp uygulamaları

Seden Bedir, Fatih Kocabaş Yeditepe Üniversitesi Rejeneratif Biyoloji Araştırma Laboratuvarı Yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için bakterilerden insanlara tüm canlılar bir ölçüde rejenerasyon (yenilenme) kabiliyetine sahipler. Hızla değişen ve yaşlanan dünyamızda, nakil için gittikçe artan organ ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni ve farklı organ-doku yenilenme teknolojileri geliştirilmesi gerekmektedir. Önceki yazımızda bahsettiğimiz rejenerasyon mekanizmalarını kullanarak ihtiyacımız olan doku ve…

Rejeneratif biyoloji

Seden Bedir, Fatih Kocabaş Yeditepe Üniversitesi Rejeneratif Biyoloji Araştırma Laboratuvarı Hayatımız boyunca vücudumuz sayısız yaralanma ve zedelenmelere maruz kalır fakat vücudumuzun rejeneratif (yenilenme) kabiliyeti sayesinde bu yaraların çoğu biz fark edene kadar kapanır. İşte bu noktada vücudumuzun rejenerasyon mekanizması devreye girer. Rejenerasyon; kaybedilmiş veya zarar görmüş hücrenin, dokunun, organın veya uzvun yeniden üretilebilme yeteneğidir ve…

KÜLTÜRLER VE GENLER: PARİS DÜŞERKEN CESARETİN SINIRLARINI ZORLAYAN İKİ DÜŞÜNÜR

Milan Kundera’nın Ölümsüzlük romanında Goethe karşımıza hem etten kemikten bir insan, hem de Batı Avrupa düşünürünü temsil eden bir ölümsüz olarak karşımıza çıkar. Büyük Alman düşünürünün dünyadan göçüşü, bilginin uzmanların tekelinde parçalara bölünmesinin de bir simgesi olarak anlatılır. Goethe, bilinebilecek her şeyi bilen, birleştirici doğa filozoflarının sonuncusudur, Kundera’ya göre. Goethe ölmüş, bilgi parçalanmıştır! C.P. Snow ‘İki Kültür’…

Sinekler ve insanlar

Bundan 7-8 yıl önce, zamanın Alaska valisi Sarah Palin ABD başkan yardımcılığına aday gösterilmişti ve çeşitli vatandaş gruplarıyla görüşüp onlardan oy istiyordu. Otizmli çocukların aileleriyle konuşurken, bilimden hiç anlamadığını iyice gözümüze sokmak için olsa gerek, sineklerle yapılan deneylerle dalga geçti. Otizme sebep olan genlerden birinin, sineklerde yapılan araştırmalarla bulunduğuna bilim insanları hemen işaret etti. Ama…

MUHABBET TEORİSİ B01: 2014 ve VAROLUŞSAL RİSKLER

Uzun bir aradan sonra küçük bir de isim değişikliğiyle birlikte karşınızdayız! Muhabbet Teorisi’nin birinci, Açık Bilim Radyo Programı’nın kırk dokuzuncu bölümünde dinleyicilerimizle hasret gideriyoruz. 2014’te olan bitene şöyle bir yüzeysel değinip (Rosetta ve GDF11 Proteini) geçtikten sonra Bostrom’un varoluşsal risklerinden bahsediyoruz. Muhabbet Teorisi, eskisi gibi samimi, eğlenceli ve sıcak! Aşağıdaki oynatıcı aracılığıyla ya da iTunes’taki…

Abbe sınırının ötesinde

Bu yılın Nobel Kimya Ödülü “üstün çözünürlüklü mikroskopi”ye katkılarından dolayı Stefan Hell, Eric Betzig ve William Moerner’e verildi. İyi ama üstün çözünürlüklü de ne demek? İnsanlar mikroskopik boyuttaki nesneleri gökyüzündekiler kadar merak etmemiş olacaktı ki mikroskobun gelişimi teleskobunkine göre biraz daha zaman aldı. Hollandalı Anthony van Leeuwenhoek ve İngiliz Robert Hooke mikroskobun kullanımına öncülük ettiler….

Biyopunk ve Kişisel Biyoteknoloji

“Bilimsel okuryazarlık modern çağda işleyen bir toplum için gereklidir. Bilimsel okuryazarlık bilim eğitimi değildir. Bilim eğitimi almış bir kişi bilimi anlayabilir; bilimsel okuryazar olan biri bilim “yapabilir”. Bilimsel okuryazarlık kendi sağlığına, yiyeceklerinin, sularının ve havanın kalitesine, kendi bedenleri ve etraflarındaki karmaşık dünya arasındaki özel etkileşimlere aktif katılımcı olmak isteyen herkesi cesaretlendirir.” “Biyopunk Manifestosu” Meredith L….

KÜÇÜK BİR GENOM PARÇASINDAN KADİM İNSAN TÜRLERİNE AÇILAN PENCERE

Bundan 3 sene kadar önce, o zaman daha 6 aylık olan oğlumun sayesinde daha hava aydınlanmadan ofisime geldiğimde, planım bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bir gen ailesinin hemen gerisinde yer alan bir genom parçasının (NE1 bölgesi) evrimsel analizini yapmaktı. Bilmiyordum ki, bu ilk analiz 2 sene içerisinde, doktora sonrası yaptığım en önemli çalışmalardan birisi olacaktı…

Kök hücresi üretmek bu kadar basit (mi acaba?)

Vücudumuzdaki çeşit çeşit hücrenin her biri uzmanlaşmıştır: Her birinin kendi görevine göre şekli, iç yapısı ve içeriği bulunur. Ama bunların hepsi, daha ana karnındayken, kök hücresi denen henüz uzmanlaşmamış hücrelerden gelir. Bir kişinin uzmanlaşmış hücrelerini kök hücrelerine geri dönüştürebilsek, bunlarla belki birçok hastalığını tedavi edebileceğiz. Bu yolun henüz başındayız, ama yeni gelişmeler -doğru çıkarsa- umut…

Yüzde Sıfır Faizle Biyolojik Bankacılık

Günümüzde insanoğlu hastalıklarla mücadelesini genetik platformda sürdürüyor. En yaygın, başımızı en çok derde sokan hastalıkların genetik temellerini anlamaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar kaçınılmaz olarak çok sayıda uygun biyolojik örneğe ihtiyaç duyuyor. İşte tam da bu noktada bu yükü biyobankalar sırtlanıyor. Bildiğiniz bankaları unutun. Burada düşük faizli ihtiyaç kredileri yok. Yaşamın ta kendisi var. Ortaya çıkma sebebinden…

MOLEKÜLER ORİGAMİ: PROTEİN KATLANMASI

Birçoğumuzun bildiği gibi, Japon kağıt katlama sanatına origami denir [1]. Origamiyi büyülü yapan şey ise dümdüz, alelade bir kağıt parçasından sadece katlama yoluyla, yani makas, zımba, veya yapıştırıcı kullanmadan elde edebileceğimiz sayısız şekildir. Origaminin belki de en önemli noktası, istenilen şekli elde edebilmek için kağıdın nasıl katlanacağını bilmek. Aksi takdirde, yanlış veya rastgele katlama yoluyla…

Sivrisineğin burnunun direği: Orco

Ağustos ayının yirmisinde Dünya Sivrisinek Günü’nü idrak ettik. Yani sivrisinek-sıtma bağlantısının keşifini bir kez daha andık. Ama bu sefer sivrisineklerin insana merakına dair daha çok şey biliyorduk. İngiliz hekim Ronald Ross’un, 1897 yılında Hindistan’da yaptığı gözlemlerle başlayan keşifler silsilesi sayesinde bugün sıtma asalağının sivrisinek ve insandaki döngüsü hakkında geniş bilgiye sahibiz: Bu bilgiler sayesinde sivrisinekten…

RENK HÜCRELERİNİN DANSI

Etrafımıza baktığımızda, çevremizi saran hayvan ve bitkilerin rengarenk bir çeşitlilikte olduğunu görüyoruz. Canlıların renkleri, fotosentez yapan yemyeşil yapraklardan, kavanozunda yüzen kırmızı balıklara, tekir kedilerin gri siyah çizgilerinden kelebek kanadının mavisine kadar değişiyor. Renkler, canlılar dünyasında pek çok işlev görüyor: karşı cinsi etkilemek, korkutmak, hatta ortama uyarak gizlenmek. Renklerin değişimi meyvelerin olgunlaşma zamanını, hayvanların uygun çiftleşme…

AMAZONLAR’DA BİR MEHTERAN TAKIMI: TIRTILLAR

Kırmızı ışıkta birikmiş araçları anımsayın; en ön sırada ışığı bekleyen araçlar var ve onların arkasına dizilmiş olan diğerleri. Farzedelim ki siz de bu kuyrukta ortalarda bir yerdesiniz. Sizin ilerleyebilmeniz için önce önünüzdeki aracın ilerlemesi lazım. Sizin arkanızdaki araç da sizi beklemek zorunda. Tabii bütün araçlar da en öndeki aracın hareketine bağımlı. Aynı durum herhangi bir…

YAŞAM NEDİR?

İnsanın doğayı ve evreni anlama serüveninde, canlılık olgusu hiç şüphesiz en çok üzerinde durulan gizemlerden birisidir. Nasıl oluyor da evren canlılar ve cansızlar diye kabaca iki gruba ayrılabiliyor ve bu iki grubu birbirinden tam olarak ne ayırıyor? Canlılık olgusunu nasıl anlayabiliriz ve bu mekanizma ne şekilde işliyor? Canlılık nasıl ortaya çıktı ve nasıl bu kadar…

#DİRENTRPV1

Biz söylemiştik Mayıs sayımızdaki “Apartman Çocuğu Olmak” başlıklı yazıda söylemiştik: Şehirlerde büyüyen ve yaşayan insanların şizofreni gibi ruhsal rahatsızlıklara yakalanma riskleri kırsal kesimdeki insanlara göre daha fazla. Beynin şiddet ve öfke içerikli davranışlarla ilişkilendirilen amigdala bölgesindeki etkinliğin kontrolü, şehir hayatına bağlı faktörlerden dolayı kayboluyor. Şehir planlamaları bu ayrıntı göz önüne alınarak yapılmalı. Daha fazla yeşil,…

Ökaryotlar kulübüne giremeyen bakteri

Bilimsel çalışmaların olumsuz sonuçları da bilime katkı sağlar. Bu yazıda da böyle bir sonuçtan bahsediliyor. Dr Roli Roberts, editörlüğünü yaptığı PLOS Biology dergisinde yayınlanan bir araştırmayı tanıtıyor ve sonuçlarını tartışıyor. Lisede öğrettikleri üzere hücre hayatının iki şekli vardır: Prokaryot (bakteriler ve arkea) veya ökaryot (geri kalanımız: karıncayiyenler, amipler, kayısılar vs.). Prokaryotik hücreler açık bir ofis…

Yaşayan, Biyolojik Işık: Biyolüminesans

Gecenin karanlığında denizden yükselen garip mavi ışıklar eski Yunanlılara göre yıldırımlar ile aynı doğaya sahipti. Zeus’un yıldırımlarına inananlar bir yana çoğu, bu yıldırımların bulutlarda meydana gelen patlamalar sırasında oluştuğuna inanıyordu. Denizden yükselen bu mavi ışıklar elektrik ile haşır neşir bir hayat süren Benjamin Franklin’in de dikkatini çekti. Başta bu ışıkların elektriksel etkileşimlerden meydana geldiğini düşündüyse…

Kuantum mekaniğinden gelen kötü kokular

Geçenlerde burnumuzun değişik maddelerin kokularını nasıl aldığına dair yeni bir araştırma yayınlanınca koku duyumuz haberlere düştü. Diğer duyularımız —yani görme, işitme, dokunma ve tat— iyice anlaşıldı ama kokunun mekanizması esrarını hâlâ koruyor. Her bir molekülün ayrı bir şekli var: Molekülde ne kadar atom varsa şekli o kadar karmaşıklaşabilir. Moleküllerin muhtemel şekilleri saymakla bitmez ve genelde…