Aylar: Ekim 2014

34. SAYIMIZ YAYINDA

AÇIK BİLİM 34. SAYISI Duyurular: Açık Bilim’de yazmak ister misiniz? Yazarlık başvurularımız devam ediyor: http://www.acikbilim.com/yazi-gonderin Hoşgelenler: Yeni yazar: Emre Yağlı. Kapak Resmi: Cüneyt Özdaş, Orchid Surface   İyi okumalar!

BİR BAŞINA BİR BİLİM İNSANI: C. C. PATTERSON

Bu ay size sadece bilim dünyasında değil, farkında olmasak da hepimizin yaşamında iz bırakan bir bilim insanından bahsetmek istiyorum: Bay Clair Cameron Patterson. Patterson’un bana göre birbirinden önemli iki büyük başarısı var. Bunlardan birincisi dünyanın yaşını tam olarak hesaplamasıdır ki, bu hem bilimsel camiada hem de sosyal yaşamda büyük yankı yaratmış ve hayatımızdaki dogmaları bir…

Para Her Kapıyı Açar mı?

Çok güzel bir akşam yemeği için kayınvalidenize para öder misiniz? Ya da sevgilinize sizi o güne dek çok sevdiği için teşekkür etmek amacıyla bir tomar para vermeyi önerir misiniz? Tersini de düşünelim: Patronunuz size maaşınızı vermek yerine maaşınıza eş değer bir hediye alsa ya da maaş yerine size bir şiir yazsa? Veyahut internette tanıştığınız birisi…

UZAY FIRTINALARI

Geçtiğimiz iki yıl içinde güneş patlamaları ve güneş fırtınalarından bahseden pek çok bilim haberi gördük. Son olarak geçtiğimiz ayın ortasında, Güneş’te gözlenen olağanüstü şiddette bir patlama manşetlere taşındı. Bu yeni patlamanın uzaya fışkırttığı madde Dünya’yı ıskaladı; ama daha pek çok patlama sırada bekliyor. Bu yazıda uzay fırtınalarının ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu inceleyeceğiz. Güneş ile…

ASALLARIN SONSUZLUĞU ÜZERİNE NOTLAR

Asal sayıların sonsuzluğunun bilinen ilk kanıtı Öklid’e atfedilir (bkz. “elemanlar” Prop. XX kitap IX [3]). Teoremin kanıtında yaygın olarak kullanılan argüman Öklid’in orjinal argümanı değil, oldukça yakın bir versiyonudur. Teoremi ve yaygın kanıtını daha önce Açık Bilim’de yazmıştım, tekrar etmekte fayda var. Bu sefer Öklid’in orjinal argümanını da -modern terminoloji ile- verelim (bkz.[4]). Teorem: Sonsuz miktarda asal sayı…

Bir şarlatanın kısa bilim macerası

Bilimin ilerlemesi için yeni fikirlere sürekli açık olmak lâzım, ama nasıl? Nasıl bazıları yaratıcı fikirlerini sınayıp bilim tarihine geçiriyor da bazıları şarlatan olarak kalıyor? Bir bilim adamıyla bir şarlatanın ortak projesi, bu farkı anlamamız için kaçırılmaz bir fırsat. Bu fırsatı belgesel yapımcısı Gabriel Rhodes’a borçluyuz. Arkadaşı, kanser araştırmacısı Jonathan Brody’nin başına gelen, az sonra özetleyeceğim…

Bir Mikroçipim Olsa: RFID

Teknoloji küçülüyor ve küçüldükçe bilgisayarlar ceplerimize, cep telefonları saatlerimize giriyor. Vücut içindeki malzemelerle ilgili çalışmaların da katkılarıyla teknoloji derimizin altına inebiliyor ve vücut içine bir şeyler yerleştirebilme imkanı insanlara artık korkunç gelmiyor. Pasaport, kredi kartı gibi şeylere gelecekte ihtiyacımızın olmayacağını; derimizin altına yerleştirilen cihazlar ile yaşacağımıza inanan biyopunklardan daha önce bahsetmiştik. Bu gelecek, beklediğimizden daha…

Kültürler ve genler: Biyolojik bir hapishanede kültür

Amerikan Antropoloji Kongresinde hüsran Bir önceki yazımda insanı insan yapan öğelere göreceli bir lensten bakan kültürel antropologlarla, genel-geçer insan evrensellerine odaklanan genetikçilerden dem vurmuştum. Hatırlarsanız, bu iki grubun arasındaki geçimsizlikten bahsetmiştim. Bu geçimsizliğin benim için kişisel olarak ilk izdüşümü 2005’te Vaşington D.C.’de gerçekleştirilen Amerikan Antropoloji Derneği toplantısında olmuştu. Dünyanın tüm antropologları için önemli bir toplantı olduğundan, devasa…

GRAFEN’E KUZEN GELDI: MERHABA GERMANEN

20. yüzyılın sonları ve 21. yüzyılın ilk on beş yılı, yeni ve işlevsel malzemeler konusunda yaptığımız çığır açıcı buluşlara şahit oldu. Ekranlarda kullandığımız LED’lerden (hatta şimdi OLED’lerden) tutun da, askeri amaçlı kullanılan metamateryellere, bütün elektronik teknolojisinin kalbinde yer alan silikondan günlük alışverişimizin ayrılmaz parçası olan plastiklere, hepsi bu süreç içinde hayatımıza girdi. Yaklaşık son on…

Tetik

  Ormanda kayboldunuz, saatlerdir aç ve susuz bir şekilde dolanıyorsuz. Kendi kendinize “kaderde ormanda açlıktan ölmek de varmış” diye düşünürken birden etrafında şerbet çeşmeleri dizili olan bir açıklığa ulaşıyorsunuz, kefeni yırttınız, en azından açlıktan ölmeyeceksiniz. Hemen şerbetlere doğru hızlı adımlarla yürümeye başlıyorsunuz ama açlıktan olsa gerek nereye bastığınıza dikkat etmediğiniz için yere saplı duran bu…

KARADENİZ’İN ÇÖKÜŞÜ

Giriş İnsanoğlu tarih boyunca yaşamını sürdürebilmesini sağlayacak kaynakları içinde yaşadığı çevreden elde etti. Yiyeceğini, giyeceğini, barınağını, enerjisini ve diğer tüm maddi ihtiyaçlarını bu çevreden sağladı. Fakat insanoğlunun yapmayı beceremediği şey çevreden talep ettikleri ve taleplerinin çevre üzerindeki baskısını dengeleyememekti. Karalarda bu dengesizliğe çok önceden sebep olan insanoğlu son 200 yıldır yoğun bir şekilde bu dengesizliği…