Yeni çalışma, Pleistosen devri devasa kanguru türlerinin bacak iskeletinin kısa süreli zıplamaları taşıyabilecek güçte olduğunu gösteriyor. Bulgular, bu hayvanların sürekli değil, ani kaçışlar için zıplamayı kullanmış olabileceğini öne sürüyor.
Yeni bir araştırma, günümüz kanguruları ile soyu tükenmiş devasa türlerin arka bacaklarını karşılaştırarak bu büyüklerin gerçekten de zıplayıp zıplayamayacağını değerlendirdi. Megan E. Jones ve meslektaşları, toplamda 94 modern örnek ve 40 fosil örneği —63 türü temsil edecek şekilde— inceledi; örnekler arasında Pleistosen döneminden Protemnodon gibi dev formasyonlar da vardı.
Kanguru: Ölçümler ve yöntem
Araştırmacılar her tür için vücut ağırlığı tahminlerini ve özellikle dördüncü metatarstaki (uzun ayak kemiği) uzunluk ve çap ölçülerini kullandılar. Modern kangurularda hoplamada kritik rol oynayan bu kemik üzerinden, zıplama sırasında ortaya çıkan kuvvetleri taşıyıp taşıyamayacağı değerlendirildi. Ayrıca topuk kemikleri incelenerek, gerekli olan Achilles (topuk) tendon genişliğinin bu kemiklere sığıp sığmayacağı tahmini yapıldı.
Sonuçlar, bilinen dev kanguru türlerinin metatarsal morfolojilerinin zıplama kaynaklı mekanik zorlanmaları tolere edecek yeterlilikte olduğunu gösterdi. Topuk kemiklerinin boyutları da, teoriye göre gerekli tendon genişliğini barındırmaya uygundu. Ancak araştırmacılar, bu yapıların uzun mesafe, sürekli zıplama için verimli olduğunu değil; kısa, güçlü atlamalar için yeterli olduğunu vurguluyor.
Yazarlar, dev türlerin enerji maliyeti nedeniyle tekrarlayan uzun mesafe zıplamayı tercih etmemiş olabileceklerini; ama timsah benzeri avcılardan veya Pleistosen’in yırtıcıları Thylacoleo gibi etkenlerden kaçarken ani zıplamaların hayatta kalmada yardımcı olabileceğini belirtiyorlar. Bulgular Scientific Reports dergisinde yayımlandı.
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- press.springernature.com/biomechanical-limits-of-hopping-in-the-hindlimbs-of-giant-extinc/51933572
- dx.doi.org/10.1038/s41598-025-29939-7














