Yeni bulgular, kalp krizinden sonra beyne giden sinyallerin iyileşmeyi zorlaştırabileceğini gösteriyor. Farelerde vagus sinirindeki belirli duyusal nöronları susturmak, kalp fonksiyonlarını artırıp hasarı azalttı. Araştırmacılar, bu beyin yanıtı üzerinden yeni tedavilerin hedeflenebileceğini söylüyor.
Kalp krizi geçiren bir kalp yalnızca kendi içinde hasar görmüyor; aynı zamanda beyne “hasar var” mesajları gönderiyor. Cell dergisinde 27 Ocak’ta yayımlanan bir çalışmaya göre bu sinyalleşme zinciri, iltihabı artırarak iyileşmeyi zorlaştırabiliyor. Araştırmacılar, farelerde bu hattı hedeflemenin kalp performansını ve doku onarımını belirgin biçimde iyileştirdiğini bildirdi.
beyin
Chicago Üniversitesi değil, California Üniversitesi, San Diego’dan (University of California, San Diego) nörobiyolog Vineet Augustine ve ekibi, önce kalpteki hasarı algılayan duyusal sinir hücrelerini bulmaya odaklandı. Kritik aktörlerden biri, iç organlardan beyne duyusal bilgi taşıyan vagus siniri oldu. Ekip, vagus siniri üzerinde TRPV-1 pozitif denen belirli bir duyusal nöron alt tipinin kalp dokusuna uzandığını ve kalp krizinden sonra hasarlı bölgede daha aktif hale geldiğini gözledi.
Bu TRPV-1 pozitif nöronlar susturulduğunda ise tablo tersine döndü: Kalbin pompalama kapasitesi arttı, elektriksel stabilite iyileşti ve yara izi (skar) boyutu küçüldü. Sonuçlar, kalbin kriz sonrası beyne daha güçlü “alarm” sinyalleri gönderdiğini ve bunun kalp üzerindeki yükü artırabileceğini düşündürüyor.
Araştırmacılar sinyal yolunu adım adım takip etti. Mesajların ilk durağı, stres, kan basıncı ve kalp atım hızının düzenlenmesinde rol alan hipotalamustaki paraventriküler çekirdek oldu. Ardından sinyaller, boyunda yer alan ve kalp ile damarlar gibi organlara giden sinyallerde görev alan superior servikal ganglion adlı sinir hücresi kümesine ulaştı.
Kalp krizinden sonra bu boyun ganglionunda iltihap belirteçleri ve sitokin adı verilen pro-inflamatuvar moleküllerin arttığı görüldü. Bilim insanları bu bölgede iltihabı azalttıklarında kalp hasarı hafifledi; doku onarımı ve kalp fonksiyonlarında düzelme izlendi. Çalışmaya dahil olmayan University of Padua’dan fizyolog Tania Zaglia’nın da vurguladığı gibi iltihap her zaman “kötü” değil; erken dönemde hasarlı dokunun temizlenmesi için gerekli. Ancak yanıt aşırı, uzun süreli ya da düzensiz hale geldiğinde sorun büyüyor.
Uzmanlara göre bu sonuçlar, kalp krizinin yalnızca “damar tıkanıklığı” ile sınırlı bir mesele olmadığını; sinir sistemi ve bağışıklık sisteminin de iyileşme seyrini etkileyebildiğini gösteriyor. Ekip, klinikte karşılık bulabilecek olası yaklaşımlar arasında vagus siniri stimülasyonu, beyin hedefli gen temelli yöntemler veya bağışıklık hedefli tedavilerin düşünülebileceğini belirtiyor. Ancak bulguların farelerden insanlara taşınması için zamana ve yeni çalışmalara ihtiyaç var.
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- Cell makalesi (DOI): https://doi.org/10.1016/j.cell.2025.12.058
- Science News haberi: https://www.sciencenews.org/article/brain-response-heart-attack-worsen-recovery














