Written by 17:23 Kimya

Yağ Rehberi Tartışması: Sağlıklı Yağ Hangisi?

yağ

Yeni ABD beslenme rehberi “sağlıklı yağ” örnekleri arasında tereyağı ve sığır don yağına yer verince tartışma alevlendi. Uzmanlar, sağlıklı yağ seçiminde doymuş yağları artırmak yerine bitkisel kaynaklı doymamış ve özellikle çoklu doymamış yağlara öncelik verilmesi gerektiğini söylüyor.

ABD’de ocak başında yayımlanan yeni beslenme rehberinde “sağlıklı yağlar” bölümünde tereyağı ve sığır don yağı gibi doymuş yağların, zeytinyağıyla aynı listede örneklenmesi dikkat çekti. Ancak beslenme araştırmacıları bu yaklaşımın, yıllardır biriken kanıtlarla çeliştiğini vurguluyor: Doymuş yağlar yerine çoklu doymamış yağları (örneğin bazı bitkisel/“seed” yağlar, balık, kuruyemiş ve tohumlarda bulunanlar) tercih etmek kalp-damar hastalığı riskini düşürme açısından daha güçlü bir tablo sunuyor.

Uzmanların itirazlarından biri, rehberin hazırlanma sürecine ilişkin. 2025 Dietary Guidelines Advisory Committee’nin Aralık 2024’te yayımladığı bilimsel raporda et ve süt ürünlerine bu ölçüde bir vurgu yokken, nihai metinde farklı bir “Scientific Foundation” setinin öne çıkarıldığı belirtiliyor. Bu değişimin, özellikle doymuş yağların daha fazla tüketilmesi halinde toplum sağlığı açısından istenmeyen sonuçlar doğurabileceği kaygısı dile getiriliyor.

Sağlıklı yağ: Doymuş ve doymamış ayrımı

Yağlar (yağ asitleri) kimyasal yapılarına göre ayrılıyor. Doymuş yağlarda karbon zincirinde çift bağ bulunmadığı için molekül daha “düz” ve sıkı paketlenebilir; bu yüzden tereyağı, içyağı ve bazı tropikal yağlar oda sıcaklığında daha katı olabiliyor. Doymamış yağlarda ise bir veya daha fazla çift bağ zinciri “kıvırır”; bu yağlar genellikle sıvı olur. Doymamışların içinde tekli doymamışlar (zeytinyağındaki oleik asit gibi) ve çoklu doymamışlar (omega-3 ve omega-6 ailesi gibi) yer alır.

Beslenme açısından kritik nokta şu: İnsan vücudu iki yağ asidini kendisi üretemiyor; linoleik asit (omega-6) ve alfa-linolenik asit (omega-3). Bu iki “temel” yağ asidi mutlaka gıdalarla alınmalı. Uzmanlar, tereyağı ve benzeri doymuş yağların bu temel yağları sağlamak için iyi bir seçenek olmadığını; buna karşılık balık/deniz ürünleri, kuruyemişler, tohumlar ve bazı bitkisel yağların daha işlevsel kaynaklar sunduğunu anlatıyor.

Doymuş yağların “sağlıklı” sayılmasına karşı çıkanların bir diğer gerekçesi de remember edilen biyobelirteçler: Araştırmalar genel olarak doymuş yağ tüketiminin LDL (“kötü” kolesterol) düzeyleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca bazı çalışmalar, özellikle kalp-damar hastalığı riski yüksek kişilerde, doymuş yağların azaltılmasının ve bunların çoklu doymamış yağlarla değiştirilmesinin daha anlamlı fayda sağlayabildiğine işaret ediyor. Öte yandan uzmanlar, beslenme araştırmalarında insanların neyi neyle ikame ettiğini izlemek zor olduğu için (yağın yerine şeker mi geliyor, başka bir işlenmiş gıda mı?) sonuçları okurken bu sınırlamayı akılda tutmak gerektiğini de vurguluyor.

Son olarak “seed oils” (soya, kanola, keten gibi) tartışmasına da değiniliyor. Bu yağlar son yıllarda ultraişlenmiş ve kızartılmış gıdalarla aynı sepete atıldığı için kötü bir şöhret kazanmış olabilir. Ancak uzmanlara göre bu, tek başına yağların “zararlı” olduğu anlamına gelmiyor: Doymuş yağlarla kıyaslandığında, çoklu doymamış yağ oranı yüksek kaynaklar daha iyi bir tercih olarak öne çıkıyor. Omega-6/omega-3 oranı tartışmaları olsa da, çözümün pratik yolu olarak DHA ve EPA’dan zengin balık tüketiminin artırılması öneriliyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 3 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , , , , Last modified: 28 Ocak 2026
Close