Written by 19:49 Teknoloji

NPTAC Nanoparçacıkları: Sorunlu Proteinleri Yok Et

NPTAC

NPTAC adlı yeni nesil nanoparçacıklar, hastalığa yol açan proteinleri hedefleyip parçalayarak “ilaçlanması zor” hedeflere karşı yeni bir yol açabilir. Nature Nanotechnology’de anlatılan yaklaşım; beyin dahil erişilmesi güç dokularda daha seçici etki vadeden bir NPTAC platformu sunuyor.

Chicago Üniversitesi’nden Kam Leong ve Henan Üniversitesi’nden Meng Zheng ile birlikte, University of Technology Sydney (UTS) ekibinin liderliğinde geliştirilen yeni bir nanoparçacık yaklaşımı; vücudun normalde temizlemekte zorlandığı hastalık yapıcı proteinleri hedef alıp ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Nature Nanotechnology’de yayımlanan bir perspektif yazısı, yöntemin özellikle “ilaçlanması zor” (undruggable) proteinlere karşı neden umut verdiğini özetliyor.

NPTAC ile protein hedefleme

Araştırmacıların “nanoparticle-mediated targeting chimeras” (NPTACs) adını verdiği bu tasarım, belirli bir problem proteine bağlanacak şekilde ayarlanabiliyor ve onu vücudun doğal geri dönüşüm/bertaraf mekanizmalarına yönlendirmeyi hedefliyor. Bu sayede protein, hücre içinde ya da hücre dışında olsun, parçalanıp uzaklaştırılabilir bir hedefe dönüştürülüyor.

Ekibin vurguladığı temel gerekçe şu: Proteinler yaşam için kritik olsa da; mutasyon, yanlış katlanma, aşırı üretim ya da yanlış yerde birikme gibi durumlar hücresel süreçleri bozup kanser, demans ve otoimmün hastalıklar dahil pek çok soruna kapı aralayabiliyor. Bazı proteinler ise şekilleri ve davranışları nedeniyle klasik ilaçlarla etkili biçimde hedeflenemiyor.

Perspektife göre NPTAC platformu, mevcut “hedefli protein yıkımı” yaklaşımlarında sık görülen bazı sınırlara çözüm getirmeyi amaçlıyor: dokuya erişim zorlukları, sağlıklı proteinlerde istenmeyen etkiler ve üretim karmaşıklığı. Araştırmacılar, platformun modüler (tak-çalıştır) tasarımıyla farklı protein hedeflerine daha hızlı uyarlanabileceğini ve FDA onaylı nanomalzemeler ile endüstride bilinen sentez stratejilerinden yararlanarak klinik ölçeklenebilirliğe yaklaşabileceğini belirtiyor.

Yazarların aktardığı erken dönem preklinik bulgular, EGFR ve PD-L1 gibi kanserde önemli rol oynayan hedeflere karşı cesaret verici sonuçlar olduğunu gösteriyor. Ekip, bu yaklaşımın nanoparçacıkları yalnızca “taşıyıcı” olmaktan çıkarıp doğrudan tedavi edici bir araca dönüştürebileceğini; onkoloji, nöroloji ve immünoloji gibi alanlarda yeni uygulamaların önünü açabileceğini söylüyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 3 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , Last modified: 28 Ocak 2026
Close