Written by 11:01 Yaşam Bilimleri

İndole: Karaciğeri Koruyan Bağırsak Molekülü

İndole

University of Oklahoma bilim insanları, bağırsak bakterilerinin ürettiği indole adlı bileşiğin yavru farelerde yağlı karaciğer hastalığı riskini düşürdüğünü gösterdi. Çalışma, hamilelik ve emzirme döneminde yüksek yağ-şeker tüketiminin etkilerine karşı indole ile kısmi bir koruma sağlanabileceğini ve bunun mikrobiyom üzerinden kalıcı izler bırakabileceğini öne sürüyor.

Anne adayının hamilelik ve emzirme döneminde yüksek yağ ve şeker içeren bir beslenme düzenine yönelmesi, çocukta ilerleyen yıllarda yağlı karaciğer hastalığı riskini artırabiliyor. University of Oklahoma ekibinin farelerle yaptığı yeni araştırma ise bu riskin, sağlıklı bağırsak bakterilerinin ürettiği küçük bir molekül olan indole ile azaltılabileceğine işaret ediyor.

İndole karaciğer üzerinde nasıl etkili?

Araştırmacıların incelediği indole, bağırsaktaki faydalı bakterilerin triptofan (örneğin hindi ve kuruyemişlerde bulunan bir aminoasit) parçalanırken ürettiği doğal bir bileşik. Çalışma, çocuklarda daha hızlı ilerleyebildiği belirtilen ve diyabetle yakından ilişkili olan metabolik işlev bozukluğu ilişkili yağlı karaciğer hastalığına (MASLD) odaklanıyor.

Deney düzeninde, dişi fareler hamilelik ve laktasyon boyunca “Batı tipi” (yüksek yağ-yüksek şeker) diyetle beslendi; bir gruba buna ek olarak indole verildi. Yavrular sütten kesildikten sonra standart diyete alındı ve ilerleyen dönemde yağlı karaciğer gelişimini tetiklemek için yeniden Batı tipi diyete geçirildi. Ekip, yavruların mikrobiyomunu büyük ölçüde anneden devraldığı için, annenin beslenmesinin bu sistem üzerinde belirleyici olabileceğini vurguluyor.

İndole alan annelerin yavrularında daha sağlıklı karaciğer bulguları, daha az kilo alımı, daha düşük kan şekeri ve daha küçük yağ hücreleri gibi birden fazla olumlu sonuç raporlandı. Ayrıca bağırsakta koruyucu bir yolakla ilişkilendirilen acyl hydrocarbon receptor (AHR) üzerinden bir etkinleşme gözlendi. Çalışmada, zararlı kabul edilen bazı uzun zincirli seramidlerin artmadığı; buna karşılık “çok uzun zincirli” seramidlerin yükseldiği bildirildi.

En dikkat çekici parçalardan biri ise mikrobiyomun rolünü test eden nakil deneyi: İndole ile “korunmuş” yavrulardan alınan bağırsak bakterileri, indole almamış başka farelere aktarıldığında bu hayvanlarda da karaciğer hasarının daha düşük olduğu görüldü. Araştırmacılar, bulguların insanlar için doğrudan bir tedavi önerisi anlamına gelmediğini; ancak MASLD’nin özellikle erken dönemde önlenmesine yönelik yeni stratejiler için kapı araladığını belirtiyor. Çünkü çalışmada da vurgulandığı gibi, çocukluk çağı MASLD’sinde hastalık yerleştikten sonra etkili seçenekler oldukça sınırlı.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 9 times, 3 visit(s) today
Etiketler: , , , , , Last modified: 08 Şubat 2026
Close