Kreatinin ile cystatin C arasındaki uyumsuzluk, böbrek fonksiyonunun daha kötü olduğunu gösteriyorsa; bu durum böbrek yetmezliği, kalp hastalığı ve ölüm riskinin yükselmesiyle ilişkilendiriliyor. Yeni büyük uluslararası analiz, özellikle hastanede yatan ve yaşlı hastalarda bu farkın sık görüldüğünü ortaya koydu.
Yeni bir uluslararası çalışma, iki yaygın kan testi olan kreatinin ve cystatin C arasındaki büyük farklılıkların, ileride ortaya çıkabilecek ciddi sağlık sorunlarının erken işareti olabileceğini gösteriyor. Araştırma, aynı gün ölçülen her iki belirteçteki uyumsuzluğun daha kötü klinik sonuçlarla —böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve artan ölüm riski— ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Böbrek testlerinde uyuşmazlık ne anlama gelir?
Kreatinin kas aktivitesinin yan ürünü olarak ölçülürken, cystatin C tüm hücrelerden üretilen küçük bir proteindir; bu yüzden her ikisi farklı biyolojik süreçlerden etkilenir. Birinin diğerine göre en az %30 daha kötü bir filtreleme (eGFR) gösterdiği durumlar, özellikle hastanede yatan kişilerde sık görülüyor ve tek teste dayanmanın bazı hastaları gözden kaçırabileceğini düşündürüyor.
Araştırma, Chronic Kidney Disease Prognosis Consortium tarafından yürütülüp 860.966 yetişkini kapsadı ve katılımcılar ortalama 11 yıl izlendi. Bulgulara göre hastaneye yatışlı kişilerin üçte birinden fazlasında cystatin C, kreatininden en az %30 daha kötü bir böbrek fonksiyonu gösteriyordu; benzer bir uyumsuzluk, ayaktan bakımdaki ve görünürde sağlıklı bireylerin yaklaşık %11’inde saptandı. Bu uyumsuzluğu gösterenlerde uzun dönemde diyaliz veya organ nakli gerektiren ağır kronik böbrek hastalığı ile kalp hastalıkları ve ölüm oranları belirgin biçimde yükseliyordu.
Çalışma yazarları, daha doğru değerlendirme için her iki belirtecin birlikte kullanılmasının önemini vurguluyor. Doğru böbrek fonksiyonu ölçümleri yalnızca hastalığın erken saptanması için değil; aynı zamanda kanser ilaçları, antibiyotikler ve birçok ilacın güvenli dozlandırılması açısından da kritik. Cystatin C testi KDIGO tarafından 2012’de önerilmesine rağmen, 2019’da ABD laboratuvarlarının %10’undan daha azı testi kendi bünyesinde yapabiliyordu; ayrıca çalışmadaki hastaneye yatışlı Amerikan hastalarda test oranı %1’in altındaydı. Bu durum, klinisyenlerin artık daha yaygın sunulmaya başlanan cystatin C testine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini işaret ediyor.














