Written by 12:31 Yaşam Bilimleri

Ormanlar sprinter ağaçlara kayıyor

Sprinter

Yeni bir analiz, ormanların giderek daha tekdüze hale geldiğini ve hızlı büyüyen türlerin öne çıktığını gösteriyor. Bu kayma, “sprinter” ağaçların artmasıyla ormanların daha kırılgan ve şoklara açık olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılara göre ormanların uzun vadeli işlevleri için özellikle yavaş büyüyen türleri korumak kritik.

Dünyanın dört bir yanında ormanlar sessiz ama köklü bir dönüşüm geçiriyor. Nature Plants dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışma, 31 binden fazla ağaç türünün verisini kullanarak ormanların giderek daha “tek tip” bir yapıya sürüklendiğini ve bunun dayanıklılığı azalttığını ortaya koyuyor.

Sprinter

Araştırmaya göre hızlı büyüyen ağaçlar pek çok bölgede daha baskın hale gelirken, yavaş büyüyen ve uzun ömürlü türler gerileme riskiyle karşı karşıya. Aarhus University’den Jens-Christian Svenning’e göre özellikle tropikal ve subtropikal kuşaklardaki dar yayılışlı, yerel türlerin kaybı ciddi bir sorun: Bu türler yok olduğunda ekosistemde “boşluklar” oluşuyor ve hızlı büyüyen türler bu rolleri çoğu zaman dolduramıyor.

Çalışma, ormanların istikrarı açısından önemli görülen yavaş büyüyen türlerin (genellikle yoğun odunlu, kalın yapraklı ve uzun ömürlü) iklim değişikliği ve orman kullanım baskısı altında dezavantajlı hale geldiğine dikkat çekiyor. Buna karşılık akasya, okaliptüs, kavak ve çam gibi hızlı büyüyen türler kısa vadede hızla yayılabiliyor; ancak araştırmacılara göre bu türler kuraklık, fırtına, zararlılar ve iklim şokları gibi streslere daha hassas olabiliyor. Sonuç: Uzun vadede daha az kararlı ve karbonu kalıcı biçimde depolama kapasitesi daha düşük ormanlar.

Bir diğer kritik nokta da “doğallaşmış” (başka bölgelerden gelip yeni yerlerde yabani olarak tutunan) ağaç türlerinin artan etkisi. Araştırma, bu türlerin önemli bir bölümünün hızlı büyüme ve küçük yaprak gibi, bozulmuş habitatlarda avantaj sağlayan özellikleri paylaştığını belirtiyor. Ancak Svenning’e göre bu türler, yerel türlerin ekosistemdeki işlevlerini çoğu zaman birebir karşılamıyor; üstelik ışık, su ve besin rekabetini artırarak yerel türlerin toparlanmasını zorlaştırabiliyor.

Araştırmacılar, özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde kayıpların daha ağır olabileceğini; çünkü burada hem biyoçeşitliliğin yüksek hem de birçok yavaş büyüyen türün yayılış alanının doğal olarak dar olduğunu vurguluyor. Çalışma, iklim değişikliği, altyapı için ormansızlaşma, yoğun ormancılık, ağaç kesimi ve küresel tür ticareti gibi insan etkilerinin bu dönüşümün başlıca itici gücü olduğunu söylüyor. Ekip, yeni ormanlandırma ve restorasyon projelerinde yavaş büyüyen ve nadir türlere daha fazla yer verilmesini; ormanları sadece “hızlı üretim” için değil, çeşitlilik ve dayanıklılık için de yönetmeyi öneriyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 5 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , Last modified: 09 Şubat 2026
Close