Geniş bir ABD sağlık kayıtları analizine göre, renk görme bozukluğu olan hastalar mesane kanserinde uyarıcı işareti — idrarda kanı — daha az fark edebiliyor ve bu da tanıyı geciktirip ölüm riskini artırıyor. Bulgular, rutin tarama değişikliği önermese de, klinik tetkikte renk körlüğü olanlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşündürüyor.
Yeni bir elektronik sağlık kayıtları analizinde, araştırmacılar 275 milyondan fazla kayıt arasında mesane kanseri geliştiren hastaların hayatta kalma sonuçlarını inceledi. Nature Health’da yayımlanan çalışmada, renk görme bozukluğu (color vision deficiency) olan hastaların, benzer yaş, cinsiyet ve genel sağlık durumuna sahip renk görmesi normal kişilere göre daha kötü sağkalım gösterdiği bildirildi (Fattah ve ark., Nature Health).
Araştırmada eşleştirilen 135 renk körü hasta ile 135 normal renk görme yetisine sahip hasta karşılaştırıldığında, renk körü grupta tanı sonrası 10 yıllık sağkalım oranı yaklaşık yarı yarıya (yaklaşık %50) iken, renk görmesi normal olanlarda bu oran yaklaşık %75 olarak bulundu. Çalışma süresi boyunca (20 yıl) renk körlüğü olan hastalarda ölüm riski %52 daha yüksek çıktı.
Araştırmacılar ve yorumlayanlar, bu farkın kansere ait biyolojik bir farklılıktan ziyade algısal bir eksiklikten kaynaklandığını öne sürüyor. Columbia Üniversitesi’nden biyomühendis Mustafa Fattah’a göre, özellikle kırmızı tonlarını ayırt etme güçlüğü idrarda kanı fark etmeyi zorlaştırıyor. Mesane kanserinde ilk belirti genellikle ağrısız idrarda kan görülmesi olduğundan, bunu fark eden kişiler zamanında doktor başvurusu yapabiliyor; renk körleri ise bu sinyali kaçırarak tanıyı geciktirebiliyor.
Araştırmacılar aynı yöntemi kalın bağırsak kanserinde de test etti; kanlı dışkı gibi kan belirtisi olabilen kolorektal kanser için renk körlüğü olan 187 hasta ile 187 kontrol karşılaştırıldığında sağkalım farkı görülmedi. Yazarlar bunun muhtemel nedeninin kolorektal kanser için sık kullanılan tarama yöntemleri olduğunu — bu sayede kan semptomu ortaya çıkmadan hastalık tespit edilebildiğini — belirtiyorlar.
Henüz veriler tarama yönergelerini değiştirecek kadar güçlü olmasa da, çalışma klinisyenlere bir uyarı niteliği taşıyor. University of Illinois at Chicago’dan Masahito Jimbo makaleye yazdığı yorumda, renk körlüğü olan bir hastada üriner semptomlar varsa mesane kanseri araştırmalarına düşük eşikle yönelmenin makul olacağını söylüyor (Jimbo, Nature Health).
Mesane kanseri ve renk körlüğü ayrı ayrı yaygın sorunlar. ABD’de yıllık yaklaşık 80.000 yeni mesane kanseri tanısı konuyor ve hastaların çoğunluğu erkektir. Renk körlüğü de erkeklerde daha sık görülüyor: erkeklerin yaklaşık 1’inde 12’sinde, kadınlarda ise yaklaşık 1’inde 200’ünde renk görme eksikliği bulunuyor; çoğunlukla kırmızı-yeşil ayrımında güçlük vardır — idrarda kanı fark etmek için önemli olan tonlar.
Çalışma, prensip olarak renk körlüğünün halk sağlığı açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini; hekimleri, özellikle erkek hastalarda idrarla ilgili yakınmalar görüldüğünde renk görme yetisini dikkate almaya çağırıyor. Araştırma ve yorumlar: Mustafa Fattah ve ekip (Nature Health), Masahito Jimbo (yorum).
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- Fattah M. et al., “Impact of colour vision deficiency on bladder and colorectal cancer survival”, Nature Health, 15 Jan 2025. https://doi.org/10.1038/s44360-025-00032-7
- Jimbo M., “Colour blindness as a risk factor for bladder cancer” (commentary), Nature Health, 15 Jan 2025. https://www.nature.com/articles/s44360-025-00029-2
- Science News (haberin yayımlandığı sayfa), “Color blindness hides a key warning sign of bladder cancer”. https://www.sciencenews.org/article/color-blindness-bladder-cancer














