Yeni bir ön baskı, büyük disiplinlerarası dergilerde yayımlanan sosyal medya araştırmalarının yaklaşık üçte birinde yazarların endüstriyle çıkar çatışması oluşturabilecek bağları bildirmediğini öne sürüyor. Araştırma, endüstri bağlantılı çalışmaların genellikle ‘kişiler neden yanlış bilgi paylaşır’ gibi konulara odaklandığını, platformların algoritmalarına dair araştırıların ise az olduğunu gösteriyor.
Yeni yayımlanan bir ön baskı, Science, Nature, PNAS ve bunların yan dergilerinde 2010 sonrası çıkan sosyal medya araştırmalarını tarayarak endüstri bağlantılarını araştırdı. Araştırmacılar 295 makaleyi inceledi ve bu makalelerin yazarları ile sosyal medya şirketleri arasında bildirilmemiş ama potansiyel çıkar çatışması oluşturabilecek ilişkiler olduğuna dair kanıtlar bulduklarını belirtiyor.
Yazarlar önce makalelerde açıkça bildirilen bağlantıları saydı: makalelerin %20’sinde bir şekilde endüstri bağı bildirimi vardı. Ardından OpenAlex veritabanı ve şirket duyuruları gibi kaynakları kullanarak yazarların ve eş-yazarların ilgili dönemde şirketlerle finansman, ortak yayın veya diğer iş birlikleri olup olmadığını aradılar. Bu ek tarama, makalelerin yaklaşık yarısında en az bir tür endüstri bağı olduğunu gösterdi; bu da tüm çalışmalarda yaklaşık %30 oranında bildirilmeyen bağlar olduğuna işaret ediyor.
Araştırma ayrıca editör ve hakem bilgilerinin açık olduğu makalelerde bu kişilerin de endüstri bağlantıları varsa hesaba katıldı; bu durumda endüstriyle herhangi bir bağ olan makalelerin oranı %66’ya kadar çıktı. Yazarlar, hakemlerin anonim olduğu yayınlarda bu hesabı genelleyerek yalnızca beşte bir makalenin tüm süreç boyunca endüstri etkisinden bağımsız kaldığını tahmin ediyorlar. Çalışmanın yazarları bireysel vakaları ifşa etmiyor; amaç sistemsel bir eğilimi vurgulamak.
Ön baskıda ayrıca endüstri bağlantılı çalışmaların hangi konulara daha çok yöneldiği de incelendi. Sonuçlar, endüstriyle bağı olan çalışmaların “kişilerin yanlış bilgiyi neden paylaştığı” gibi bireysel davranışlara odaklanma eğiliminde olduğunu; buna karşılık platformların veri, algoritma ve feed manipülasyonu gibi platform odaklı araştırmaların daha az olduğunu gösteriyor. Makalede bu bulgunun endüstri finansmanının veya iş birliklerinin araştırma gündemini nasıl etkileyebileceğine dair endişeyi artırdığı belirtiliyor.
Uzmanlar ve makalenin yazarları daha şeffaf bir uygulama çağrısı yapıyor. Cambridge Üniversitesi’nden Sander van der Linden çalışmayı “şok edici ve kabul edilemez” olarak nitelendirirken, Harvard’dan Naomi Oreskes endüstriyle ortaklıkların doğru koşullarda faydalı olabileceğini, ancak korunma mekanizmalarının zayıf olduğunu vurguluyor. Ön baskı yazarları dergilere mevcut sosyal medya araştırmalarını denetleyip, kriterleri ihlal eden durumda düzeltme yayımlamaları çağrısında bulunuyor; eleştiriler arasında ise araştırmanın çok sıkı kriterlerle neyi “bağ” saydığına yönelik itirazlar da var.
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- arxiv.org/abs/2601.11507
- www.science.org/content/article/nearly-third-social-media-research-has-undisclosed-ties-industry-preprint-claims
- doi:10.1126/science.zua3ako














