James Webb Space Telescope verileriyle hazırlanan yeni dark harita, evrende görünmeyen kütlenin galaksileri ve yıldızları nasıl şekillendirdiğini en ince ayrıntısına kadar gösteriyor. Durham University ve ortaklarının çalışması, dark kütlenin yerçekimiyle normal maddeyi yoğun bölgelere toplayarak Milky Way gibi galaksilerin temel iskeletini kurduğunu vurguluyor.
Astronomlar, evrende ışık yaymayan ve doğrudan görülemeyen dark bileşenin şimdiye kadarki en ayrıntılı haritasını üretti. Durham University’nin de yer aldığı uluslararası ekip, bu “görünmez iskeletin” yıldızların, galaksilerin ve gezegenlerin oluşumunda nasıl belirleyici olduğunu daha net biçimde ortaya koydu.
Dark maddeyi görünür kılan ipucu: yerçekimi
Dark madde; ışığı ne yaydığı, ne soğurduğu ne de engellediği için teleskoplarla doğrudan görüntülenemiyor. Araştırmacılar bunun yerine, kütlenin uzay-zamanı bükerek arka plandaki galaksilerden gelen ışığı “eğip bükmesi” etkisini ölçtü. Bu etki, sanki ışık dalgaları bozuk bir pencere camından geçiyormuş gibi küçük şekil bozulmaları yaratıyor.
Çalışma, NASA’nın James Webb Space Telescope gözlemlerine dayanıyor ve Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. Proje Durham University, NASA’nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) ve İsviçre’deki École Polytechnique Fédéral de Lausanne (EPFL) tarafından ortaklaşa yürütüldü.
Harita, Sextans takımyıldızı yönünde, gökyüzünde yaklaşık dolunayın 2,5 katı büyüklüğünde bir alanı kapsıyor. Webb bu bölgeyi yaklaşık 255 saat gözledi ve yaklaşık 800 bin galaksiyi analiz için kullanılır hale getirdi. Ekip, aynı bölgeye ait önceki yer-tabanlı haritalara göre yaklaşık 10 kat daha fazla galaksi verisiyle, Hubble Space Telescope’a kıyasla da daha keskin bir dark dağılımı çıkardıklarını söylüyor.
Araştırmacılara göre sonuçlar, dark ile “normal” maddenin (görebildiğimiz tüm atomik maddenin) birbirine rastlantısal biçimde eşleşmediğini gösteriyor: Normal madde, kozmik tarih boyunca dark kütlenin yerçekimi kuyularına doğru çekilerek yıldız ve galaksi oluşumunu hızlandırdı. Ekip, galaksilerin uzaklıklarını daha iyi belirlemek için Webb’in Mid-Infrared Instrument (MIRI) cihazından da yararlandı; MIRI’nin, kozmik tozun arkasında saklanan galaksileri yakalamada özellikle iyi olduğu belirtiliyor.
Çalışmayı yürüten ekip, benzer haritaları büyütmek için ESA’nın Euclid teleskobu ve NASA’nın planlanan Nancy Grace Roman Space Telescope gözlemlerini kullanmayı hedefliyor. Böylece dark maddenin temel özellikleri ve zaman içinde nasıl davrandığına dair daha güçlü karşılaştırmalar yapılabilecek.
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- ScienceDaily: https://www.sciencedaily.com/releases/2026/02/260203020205.htm
- Nature Astronomy (DOI): https://doi.org/10.1038/s41550-025-02763-9







![NESİLLER AYRILIYOR: X, Y ve Z NESİLLERİ 11216[1]](https://www.acikbilim.com/wp-content/uploads/2013/09/112161-90x90.jpg)







