Written by 19:30 Uzay

Jüpiter ve Oksijen: Bulutların Sakladığı Sır

oksijen

Chicago Üniversitesi ve Jet Propulsion Laboratory’nin geliştirdiği yeni bir model, Jüpiter’in bulutlarının altına bakmayı mümkün kıldı. Çalışma, gezegende Güneş’e kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha fazla oksijen olabileceğini ve Jüpiter atmosferindeki karışım/dolaşımın sanılandan çok daha yavaş işlediğini gösteriyor.

Jüpiter’in devasa fırtınaları ve katman katman bulutları, gezegenin “iç yapısı” hakkında doğrudan gözlem yapmayı uzun süredir neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bulutlarda su bulunuyor; ancak Dünya’dakilerden çok daha yoğun ve derin oldukları için, şimdiye dek hiçbir uzay aracı bu katmanların altını net biçimde görmeyi başaramadı.

Chicago Üniversitesi ve Jet Propulsion Laboratory’den araştırmacıların yürüttüğü yeni çalışma, bu soruna güçlü bir yanıt sunuyor: Jüpiter atmosferi için şimdiye kadarki en ayrıntılı simülasyonlardan biri geliştirildi. Model, gezegenin atmosferindeki kimyasal tepkimeleri ve gaz/bulut hareketlerini birlikte ele alarak, adeta “bulutların altını” dolaylı biçimde okumayı hedefliyor.

Oksijen ipucu Jüpiter’in kökenini aydınlatıyor

Modelin öne çıkan sonuçlarından biri, Jüpiter’deki oksijen miktarına dair. Araştırmacılar, gaz devinin Güneş’e kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha fazla oksijen barındırabileceğini hesaplıyor. Bu bulgu, Jüpiter’in bileşimi üzerine süren tartışmalarda önemli bir veri noktası; çünkü oksijen çoğu zaman suyla “kilitli” halde bulunuyor ve suyun buz mu buhar mı olduğu (sıcaklığa bağlı olarak) gezegenlerin nerede ve nasıl oluştuğuna dair kritik ipuçları veriyor.

Çalışma, yalnızca “ne kadar su/oksijen var?” sorusuna değil, “atmosfer nasıl çalışıyor?” sorusuna da yeni bir yaklaşım getiriyor. Simülasyon, Jüpiter atmosferinde dikey yöndeki karışımın (moleküllerin katmanlar arasında taşınmasının) düşünüldüğünden çok daha yavaş olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılara göre bu süreç, standart kabullere kıyasla 35–40 kat daha yavaş ilerleyebilir; yani bir molekülün bir katmandan diğerine taşınması saatler değil, haftalar sürebilir.

Bu sonuçlar, Juno gibi yörüngeden ölçüm yapan görevlerin topladığı verileri yorumlarken de yeni bir çerçeve sunabilir: Üst atmosferde görülen kimyasal izlerin, derinlerde neler olduğuna dair nasıl “taşındığı” yeniden düşünülmek zorunda kalabilir. Araştırmacılar, bu tür modellerin yalnızca Jüpiter’i değil, diğer yıldızların çevresinde oluşan gezegenleri anlamada da yol gösterici olabileceğini vurguluyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 4 times, 4 visit(s) today
Etiketler: , , , Last modified: 31 Ocak 2026
Close