Written by 19:31 Yaşam Bilimleri

Midlife Krizi: Orta Yaş Kırılıyor

krizi

Yeni bulgular, ABD’de orta yaş döneminin özellikle 1960’lar ve 1970’lerin başında doğan kuşaklar için daha zorlaştığını gösteriyor. Orta yaş krizi artık klişe sembollerle değil; yalnızlık, depresyon, fiziksel güç kaybı ve bellek gerilemesiyle anılıyor. Üstelik bu tablo, benzer zengin ülkelerin çoğunda görülmüyor.

ABD’de orta yaş krizi giderek daha somut bir toplumsal soruna dönüşüyor. Arizona State University’den psikolog Frank J. Infurna ve ekibinin 17 ülkeden anket verilerini inceleyen çalışmasına göre, 1960’lar ve 1970’lerin başında doğan Amerikalılar önceki kuşaklara kıyasla daha fazla yalnızlık ve depresyon bildiriyor; buna ek olarak fiziksel güçte ve bellekte gerileme işaretleri görülüyor.

Orta yaş krizi neden ABD’de daha sert?

Araştırmacılara göre ABD’yi akran ülkelerden ayıran başlıca unsurlardan biri ailelere yönelik kamusal destek. 2000’lerin başından bu yana Avrupa’da aile yardımlarına ayrılan kaynaklar artarken, ABD’de bu harcamalar büyük ölçüde yerinde saydı. Çocuklu ailelere nakit destek, ücretli ebeveyn izni sırasında gelir desteği ve sübvansiyonlu çocuk bakımı gibi programların eksikliği; tam zamanlı iş, çocuk bakımı ve yaşlanan ebeveynlere destek gibi yüklerin üst üste bindiği orta yaş dönemini daha baskılı hale getiriyor.

Bir diğer kritik başlık sağlık hizmetlerine erişim ve maliyet. ABD, toplam sağlık harcaması bakımından önde olsa da bireylerin cebinden yaptığı ödemelerin yükselmesi; önleyici sağlık hizmetlerinden yararlanmayı azaltabiliyor, stres ve kaygıyı artırabiliyor ve kimi durumlarda tıbbi borç yüküne dönüşebiliyor. Bu baskılar, orta yaşın “denge dönemi” olmaktan çıkıp “baskı noktası” haline gelmesine katkı veriyor.

Çalışmanın dikkat çektiği bir başka etken ise gelir eşitsizliği. Araştırmacılar, ABD’de 2000’lerden itibaren artan eşitsizliğin; daha kötü sağlık sonuçları ve daha yüksek yalnızlık düzeyleriyle ilişkili olduğuna işaret ediyor. Ayrıca kültürel olarak daha sık taşınma ve geniş aileden uzakta yaşama eğilimi, uzun vadeli sosyal bağları ve bakım desteğini zayıflatabiliyor.

Bulguların en çarpıcı yanlarından biri bilişsel sağlık alanında: Eğitim düzeyi yükselse de ABD’de orta yaş grubunda “episodik bellek” (kişisel olayları hatırlama) göstergelerinde düşüş görülüyor; bu örüntü çoğu karşılaştırmalı ülkede belirgin değil. Ekip, kronik stres, finansal güvensizlik ve kalp-damar risklerinin eğitimden gelen koruyucu etkinin zayıflamasında rol oynayabileceğini belirtiyor. Araştırmacılara göre sosyal bağları güçlendirmek bireysel düzeyde koruyucu olsa da, ücretli izin, çocuk bakımı desteği ve daha güçlü sosyal güvenlik ağları gibi politika adımları olmadan tabloyu tersine çevirmek zor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 8 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , , Last modified: 01 Şubat 2026
Close