Written by 07:01 Yaşam Bilimleri

Sauropod Yavruları Jurassic’in Omurgası

sauropod

UCL liderliğindeki yeni bir çalışmaya göre sauropod yavruları, Geç Jurassic’te yırtıcıların besin zincirini ayakta tutan en kritik avdı. Morrison Formasyonu fosilleriyle kurulan ayrıntılı besin ağı, kolay avın Allosaurus gibi etçillerin başarısında belirleyici olabileceğini gösteriyor.

Geç Jurassic döneminde dev sauropodların (uzun boyunlu, uzun kuyruklu büyük otçullar) yetişkinleri neredeyse “dokunulmaz” görünse de, yeni bir araştırma işin başlangıçta bambaşka olduğunu ortaya koyuyor. UCL (University College London) araştırmacısının liderliğindeki çalışma, sauropod yavruları ve çok genç bireylerin dönemin yırtıcıları için temel besin kaynağı olduğunu ve ekosistemin işleyişinde kilit rol oynadığını söylüyor.

Sauropod yavruları: Kolay av, sürekli kaynak

Araştırma, yaklaşık 150 milyon yıl öncesine tarihlenen Morrison Formasyonu fosillerini kullanarak ayrıntılı bir “besin ağı” (kim kiminle besleniyordu?) modeli kuruyor. Bulgulara göre genç sauropodlar birden fazla etçil tür tarafından avlanmış olmalı. Çalışmanın baş yazarı Dr. Cassius Morrison, yetişkin sauropodların Diplodocus ve Brachiosaurus gibi türlerde devasa boyutlara ulaştığını; ancak yumurtaların yaklaşık bir ayak genişliğinde olduğunu ve yavruların büyümesinin yıllar aldığını vurguluyor. Bu da erken dönemde onları savunmasız bırakmış olabilir.

Çalışmada, günümüzdeki deniz kaplumbağası yavrularına benzer biçimde, yavruların ebeveyn bakımı olmadan hayata tutunmaya çalıştığına işaret eden kanıtlar olduğu aktarılıyor. Bu tablo, yırtıcıların hayatta kalması için “istikrarlı ve kolay” bir av kaynağı yaratmış olabilir. Araştırmacılara göre bu durum, Geç Jurassic’in üst düzey etçillerinin olağanüstü av uyarlamalarına ihtiyaç duymadan da başarılı olmasını açıklayabilir.

Verilerin önemli bir kısmı, ABD’nin Colorado eyaletindeki Dry Mesa Dinosaur Quarry sahasından geliyor. Bu alan, binlerce yıla yayılan birikimler içinde en az altı sauropod türünün kalıntılarını barındırmasıyla dikkat çekiyor. Ekip, “kim kimi yedi” sorusuna yaklaşmak için beden büyüklüğü, diş aşınma izleri, izotop gibi kimyasal ipuçları ve nadiren de olsa fosilleşmiş mide içeriği gibi birden fazla kanıt türünü birlikte değerlendiriyor; ardından modern ekosistem analizlerinde kullanılan yazılımlarla olası beslenme bağlantılarını haritalıyor.

Analiz, sauropodların ekosistemin merkezinde yer aldığını öne sürüyor: Hem çok sayıda bitkiyle hem de çok sayıda yırtıcıyla bağlantılılar. Bu, Stegosaurus gibi daha “tehlikeli av” olabilen ornithischian otçullara kıyasla, besin ağında daha kritik bir düğüm oldukları anlamına gelebilir. Çalışma ayrıca, daha sonraki dönemlerde (örneğin T. rex zamanı) kolay av seçenekleri azalınca, yırtıcıların daha güçlü ısırık, daha büyük gövde ve daha iyi görme gibi özelliklere evrimsel olarak yönelmiş olabileceği ihtimalini de tartışıyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 7 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , , , Last modified: 02 Şubat 2026
Close