Savanna odaklı yeni bir çalışma, 1200’lere uzanan Marathi şiirleri ve halk anlatılarının Batı Hindistan’daki açık otlakların “bozulmuş orman” değil, çok eski ve doğal ekosistemler olduğunu gösterdiğini söylüyor. Bulgular, ağaçlandırma ve restorasyon projelerinin nerede, nasıl yapılacağına dair yaklaşımları yeniden tartışmaya açıyor.
Batı Hindistan’da yüzyıllardır söylenen şiirler, halk şarkıları ve kutsal anlatılar, bilim insanlarının uzun süredir tartıştığı bir soruya beklenmedik bir yanıt veriyor: Bugünkü savannalar ve çayırlar gerçekten “yok edilmiş ormanların kalıntısı” mı, yoksa başlı başına doğal ve eski bir peyzaj mı?
Savanna geçmişi metinlerde saklı
Michigan State University’den Ashish Nerlekar ve IISER Pune’dan Digvijay Patil’in öncülük ettiği araştırma, Maharashtra merkezli eski Sanskritçe ve Marathi metinlerde geçen bitki betimlemelerini inceledi. Çalışmaya göre 13. yüzyıla kadar uzanan anlatılarda “dikenli ağaçlar”, “açık otlaklar” ve savannalara özgü türler tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Araştırmacılar, bu tariflerin günümüzde bölgede görülen savanna bitki örtüsüyle güçlü biçimde örtüştüğünü belirtiyor.
Ekip, tarihsel metinlerde 44 yabani bitki türüne dair referanslar tespit etti; bunların yaklaşık üçte ikisi savanna ekosistemlerinde tipik kabul edilen türlerdi. Örneğin, 15. ve 16. yüzyıllara tarihlenen anlatılarda “thorny” (dikenli) ve “empty” (boş) vadilerde zengin ot varlığından söz edilmesi; Cakradhara’nın metinlerinde geçen akasya gibi türlerin bugün de savannalarda yaygın bulunması, bölgenin en az 750 yıldır açık peyzaj karakteri taşıdığına işaret ediyor.
Bu sonuç, savanna ve çayırların “wasteland” (verimsiz arazi) etiketiyle ağaçlandırma projelerinin hedefi yapılmasına dair eleştirileri güçlendirebilir. Araştırmacılar, ormanların hiç var olmadığı yerlere ağaç dikmenin, bu ekosistemlere uyumlu endemik türleri ve savannaların sağladığı hizmetleri (ör. karbon tutma, otlatma alanı, kültürel-sakral değer) riske atabileceğini vurguluyor.
Çalışma ayrıca fosil polen bulguları ve otçul hayvan kalıntıları gibi başka kanıtların da savannaların daha da eski bir geçmişe sahip olabileceğini desteklediğini not ediyor. Araştırmacılara göre, koruma ve iklim politikalarında “her yere ağaç” yaklaşımı yerine, savanna ve çayırların da korunması gereken özgün ekosistemler olarak ele alınması giderek daha kritik hale geliyor.
Kaynaklar ve Bağlantılar:
- People and Nature (2025): Ashish N. Nerlekar, Digvijay Patil — “Utilizing traditional literature to triangulate the ecological history of a tropical savanna” DOI: 10.1002/pan3.70201
- ScienceDaily haberi (Michigan State University kaynağı): www.sciencedaily.com/releases/2026/01/260131084622.htm







![NESİLLER AYRILIYOR: X, Y ve Z NESİLLERİ 11216[1]](https://www.acikbilim.com/wp-content/uploads/2013/09/112161-90x90.jpg)







