Written by 20:01 Yaşam Bilimleri

Hawaiʻi’de sıtma: Kuşlar yayıyor

malaria

Yeni bir çalışma, Hawaiʻi’de avian malaria (kuş sıtması) yayılımının beklenenden çok daha geniş bir “taşıyıcı” ağıyla sürdüğünü gösteriyor. Araştırmacılara göre orman kuşlarının neredeyse tamamı, düşük düzeyde enfekte olsalar bile sivrisinekleri bulaştırabilecek kadar avian malaria taşıyabiliyor. Bu durum, hastalığın sivrisineklerin bulunduğu hemen her yerde neden kalıcı olduğuna dair kritik bir açıklama sunuyor.

Hawaiʻi’de orman kuşları yıllardır kuş sıtmasının başlıca mağduru olarak görülüyordu. Ancak University of Hawaii at Manoa liderliğindeki yeni araştırma, tabloya önemli bir ayrıntı ekliyor: Adalardaki orman kuşlarının neredeyse tamamı, hastalığın yayılım zincirinde rol oynayabiliyor. Çalışmaya göre parazit, eyalet genelinde test edilen 64 noktanın 63’ünde tespit edildi.

Avian malaria nasıl bu kadar yaygın?

Nature Communications’ta 10 Şubat’ta yayımlanan bulgular, hastalığa yol açan Plasmodium relictum adlı “genelist” (çok sayıda konak türünde yaşayabilen) parazitin, farklı kuş topluluklarında da dolaşımda kalabildiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, hem yerli honeycreeper türlerinin hem de adaya sonradan gelmiş kuşların, paraziti southern house mosquito olarak anılan sivrisineklere aktarabildiğini saptadı. Üstelik kuşların kanındaki parazit düzeyi çok düşük olsa bile, sivrisineklerin enfekte olabildiği görüldü.

Bu durum koruma açısından kritik, çünkü bazı yerli türler için enfeksiyon son derece ölümcül olabiliyor. Örneğin ‘i‘iwi (scarlet honeycreeper) için enfeksiyon sonrası ölüm oranının çok yüksek olduğu, ‘akikiki’nin (Kauaʻi’ye özgü bir honeycreeper) ise büyük ölçüde bu hastalık nedeniyle doğada tükendiği belirtiliyor.

Çalışmada dört adada (Kauaʻi, Oʻahu, Maui ve Hawaiʻi Island) 4.000’den fazla kuştan alınan kan örnekleri incelendi; ayrıca laboratuvarda sivrisineklerin kuşlardan kan emdikten sonra ne kadar kolay enfekte olduğu ölçüldü. Sonuçlar, kuşların aylar hatta yıllar sürebilen kronik enfeksiyonlar taşıyabildiğini ve bu dönemde hafif enfekte görünseler bile bulaştırıcılıklarını koruyabildiklerini gösteriyor. Araştırmacılar, eyalet genelindeki yayılımın önemli bölümünün bu uzun süreli, düşük-orta düzey bulaştırıcı evrede gerçekleştiğini öne sürüyor.

Bir diğer endişe ise iklim değişikliği: Isınan sıcaklıkların sivrisinekleri daha yüksek rakımlara taşıması, geçmişte “güvenli sığınak” sayılan bölgeleri de riskli hale getirebilir. Araştırma ekibi ve Maui Forest Bird Recovery Project, Birds, Not Mosquitoes işbirliği kapsamında, yerli kuşların korunması için sivrisinek kontrolünün merkezi bir araç haline gelmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Visited 3 times, 1 visit(s) today
Etiketler: , , , , , Last modified: 11 Şubat 2026
Close